Yerini Değiştir
Bulunduğun yer seni mutlu etmiyorsa, yerini değiştir. Ağaç değilsin.

0:00 / 3:29
Jim Rohn’un güzel bir sözüne değinmek istiyorum bugün.
Bu söz bize şunu hatırlatıyor; “Bulunduğun yerde kök salmak zorunda değilsin, memnun değilsen orada kalmak gibi bir mecburiyetin de yok.”
Ağaçlar köklerini toprağa salmıştır ve oraya bağlı kalmak zorundadır. Ama insanlar öyle mi? İnsan düşünebilir, karar verebilir, değişim isteyebilir, kalabilir ve gidebilir, pusulasında yönünü değiştirebilir. Bizler iradesi olan varlıklarız ve biz bunu ne kadar inkar etsek de güçlü bir iradeye sahibizdir.
Ancak bazen kendimizi iradesizlikle değerlendirebiliriz. Bu aslında farklı sebeplerden ileri geliyor. İnsanlar alışılmış olanın dışına çıkmaya korkarlar. Çünkü orası her ne kadar kötü olsa da bilindik olandır. Konfor alanın dışına çıkmak, bazen en iyi karardan bile daha kolay gelir bizlere. Bu yüzden hayatımıza da hep benzer olanı seçeriz. Farklı olanı bilmediğimizden… Aslında bize iyi gelecek olanı tahmin edemediğimizden. Farklı bir durum ile karşılaştığımızda zihin şemalarımız error vermeye başlar. Ve belki de bizim için mucize olacak şeyler bilinçaltımız tarafından tehlike olarak algılanmaya başlar. En iyisi de oradan kaçarak uzaklaşmak olarak görünür çoğu zaman.
Yine alışılmış olanın dışına çıkamamaktan toksik çevremizi terkedemeyiz. Fiziksel olmak zorunda değil, bazen böyle alanlardan da taşınmamız gerekir. Ama biz köklerimizi tamamen söküp başka bir toprakta var olabileceğimize kendimizi inandıramayız. Ya da cesaret edemeyiz.
Ki en kötü cesaret bile korkaklıktan iyidir. Bırak çevreyi şimdi… Senin kendine olan sadakatin nerede?
Ve inan bana, “Sen daha iyisini hak ediyorsun.”
İnsan ancak kendine karşı dürüst olursa kendi yolunda bir adım başlatabilir.
Bahanelerin arkasına sığınma. Yapamadığımız şeyler için bahane uydurmak ve buna kendimizi inandırmak bazen en kolay yol gibi görünebilir. Ama hayat, olduğumuz yerde sayacak kadar uzun değil. Ve biz iyi yaşamayı hak ediyoruz. Biz kendimize sadık olmayı, adım atabilmeyi, istemediğimiz hiçbir yerde durmamayı kendimize borçluyuz.
Söylesene sevgili okurum; herkesin bu dünyada yaşayacağı bir canı var ise neden bir başkasınınki bizimkinden daha kıymetli olsun? Ve neden asla kendimiz gibi hissetmediğimiz yerde duralım.
Unutma… Bir gün öleceksin ve arkandan sadece bir süre ağlayacak insanlar. Onlar da en yakınlarımız zaten. Çünkü hayat devam edecek. Ve sen kök saldığın bu topraklarda ömrünü tükettiğin için kimse seni daha çok düşünmüş olmayacak.
Anlamanı istiyorum. Zaman kıymetli… Ve hiçbir insan mutsuz ölmemeli. Yaşadığın her günün senin için bir anlamı olsun, keşkelerle dolmayan…
Sevgilerle.






