Şiirhane

Melankolik Deniz

Bir insanın, hem sevgisini hem kendini kaybederek ruhsal bir ölümle denizin karanlığında varoluşunun sonuna sürüklenişini anlatıyor.
Melankolik Deniz
0:00 / 1:53
Fırtınalı bir gece, azgın bir denizdeyim. Dalgalar sürüklüyor gemimi. Martin Eden’in tayfasıyla denizde boğuşuyorum. Gemim vuruyor bir kaya parçasına. Boğulan gemim mi, ben miyim bilmiyorum. Deniz çekiyor beni içine. Martin’in Ruth’unu duyar gibi oluyorum. Martin Ruth’una kavuşuyor. Deniz beni yutuyor. Beni koruyan gemim yok artık. Üzerime devriliyor. Beni öldürmeye çalışıyor. Başarısız değil ama ölmek için yeterince ölüyüm. Kemiklerim tahta olmaz ona, ama deniyor. Yılların intikamını alıyor benden. Onu azgın denizlere yelken açışımın intikamını alıyor. Dalgalar çarpıyor sert sert. Ben boğuluyorum. Son nefesimi verirken, bir umut kurtulmaya çalışıyorum. Derken kendimi karaya atıyorum, Vücudumu saran kaygan, sıcak bir şey hissediyorum. Baygın nefeslerle yılan olduğunu görüyorum. Kollarımı doluyorum, beni sarmasına izin veriyorum... Ruhumun bedenimi terk ettiğini hissediyorum. Ruhum benden gittikçe, bedenim hafifliyor. Martin Eden’in ruhunu duyuyorum. Fısıldıyor bana, ama ben anlamıyorum. Ruhum göğe ulaşmaya çalışırken, batan gemimi izliyorum. Bir zamanlar beni koruyan sevgilim, azgın denizlerde beni boğdu. Gözlerim kayıyor, her Yer karanlıklaşıyor... Kalbimin son atışlarını duyuyorum. Nabzım melankolik şarkı gibi yavaşlarken, Sanırım dünyaya veda ediyorum…

İlginizi Çekebilir

Yorumlar

0/5000

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!