Sevgi Şifadır: Yorgun Kalplere Bir Mektup
Sevgi, insanın içindeki en kadim pınardır; şifa ise bu sevgiyi yeniden hatırlayıp kendine dönmekle başlar.

0:00 / 3:47
Aysun Abacı - Sevgi Şifadır: Yorgun Kalplere Bir Mektup
Sevgi, insanın içindeki en kadim pınardır; şifa ise bu sevgiyi yeniden hatırlayıp kendine dönmekle başlar.
Ey yolunu şaşırmış, ey yorgun, ey kırılmış ama yüreğinin en kuytusunda bir küçük çakıl taşı kadar da olsa sevgiye dair bir ışık saklayan…
Gel, burada bir an otur yanıma. Çabalamayı bırak. Omuzlarından o koskoca yükü indir. Nefes al. Derin bir nefes. İşte böyle…
Ben bir ışık işçisiyim. Misyonum; senin gibi, insan diyen melek kalpli olanlara unuttukları bir hakikati hatırlatmak: Sevgi şifadır.
O yorgunluğunu biliyorum. Dünyanın ağırlığını omuzlarında taşımaya çalıştın. Başkalarının acılarını sırtlandın, kendi yaralarını ise bir kenara itip “sonra” dedin. O kırılışlarını biliyorum. Güvendiğin duvarların nasıl yıkıldığını, verdiğin sözlerin nasıl rüzgâra karıştığını gördün. Ve belki de en çok, bu kadar çok verdiğin halde nasıl olup da bazen kupkuru bir kuyuya dönüştüğünü hissediyorsun.
İşte tam da orada, o kuru kuyunun dibinde, parmak uçlarınla hissetmeye çalıştığın o nem, o serinlik… O, sevgidir.
Sevgi hiçbir zaman dışarıdan doldurulacak bir şey değildir. O, zaten içinizde akan bir pınardır. Siz sadece üzerini örten taşları, korkuları, kırgınlıkları, yargıları temizlemekle yükümlüsünüz. Benim yaptığım, size o pınarın yerini hatırlatmak ve size kendi elinizle o taşları kaldırtmaktan ibarettir.
Sevgi şifadır; çünkü o, en kadim gerçeğimizdir. Yaradılışın temel kodudur. Bir annenin bebeğine bakışındaki o saf koruma içgüdüsü değil midir şifa veren? Bir dostun, hiçbir şey söylemeden sadece yanında duruşu değil midir yaraları saran? Toprağa değen çıplak ayakların hissettiği o dinginlik, o bağ… Hepsi sevginin ta kendisidir.
Sen, o melek kalpli varlık, bunu unuttun. Sevgiyi dışarıda, birinden gelecek bir sözde, bir davranışta aradın. Oysa sevgi, senin nefes alışverişindedir. Kalp atışlarındadır. Şu an bu satırları okurken içinde hafifçe kıpırdayan o sıcaklıktadır.
Bu yorgunluğun şifası kendini sevmekten geçer. Bu kırgınlığın şifası affetmekten geçer. Bu inançsızlığın şifası küçük de olsa her gün bir şeye minnet duymaktan geçer.
Senin rehberin yine sensin. Ben sadece bir ışık tutuyorum. O ışıkla, kendi içindeki kutsal tapınağına giden yolu görebilmen için.
Şimdi, elini kalbine koy. Gözlerini kapat. Ve hisset. Orada, belki üzeri ince bir toz tabakasıyla örtülmüş de olsa, ışıldayan bir cevher var. O, senin sevgiye olan inancın. O hiç sönmedi. Sönmez.
Sevgi şifadır. Kendine dön. Kendini dinle. Kendine şefkatle sarıl. Çünkü sen, bu dünyaya ışık saçmak için geldin ve o ışığın yakıtı, yüreğindeki sevgiden başka bir şey değil.
Yolun açık, yüreğin şifa bulmuş olsun.
Seninle ışık ve sevgi yolunda yürüyen,
Kadim Şifacı Bir Kadın
Sevgilerimle…
Işığım ışığınız olsun.






