Şavk-ı Derya
Şiir, sevilen kişinin güzelliğini ve şefkatini idealize ederek ona duyulan derin özlem, hayranlık ve aşkı lirik bir dille dile getirir.

Hâlâ uçuşuyor mu kelebekler entarinin desenlerinde?
Işık saçıyor mu süt beyaz tenin, gecenin efsunlu rüyalarına?
Bir gülüşünle güneşler doğuyor mu yine karanlığa,
Ve inci, mercan, sedefler parlıyor mu o tenha kıyıda?
Bir gül-i goncadır ruhsarın, açılmaya derman bekleyen;
Ben ki o nur-u cemâle meftun, bir ömür hayran bekleyen...
Hâlâ sesini duymak için gelir mi sabır dağından,
Görklü bahar kuşları, süzülüp göğün katından?
Süklüm büklüm müdür kanatları ölüm meleğinin, lirik sesinde?
Sadrımda bir nergis kokusu, eflatun yollar izinde.
Rahmani bir sofradır şefkat yatağın, her zerresi edebî;
Dehlizlerinde süveydâ nâğmeleri bestelenir, aşkın mektebi.
Hâlâ kokuyor mu ellerin o taze Mayıs çayından?
Bulutlar iniyor mu göğsünün o ulaşılamaz uçlarından?
Gözlerinin yeşili dağlardan mı, yoksa ırsi bir miras mı?
Ahududu tadında dudakların yine dertlere derman şifa mı?
Şavkı deryayı aşan bir fenerdir gözlerin,
Rotasız sandalıma rehber her mısraı derin ve serin.





