EŞK-İ ÇEŞM
Aşk, kalbi derinden sarsan, bazen kavuşma bazen imkansızlıkla var olan güçlü bir duygudur.

0:00 / 3:44
Aşk. Sözcük olarak üç harften ibaret olsa da anlam olarak derin duygularla yüklüdür. Bir kimseye veya bir şeye karşı duyulan aşırı sevgiyi, bağlılığı bazen acı bazen de mutluluğu ifade eder.
Size göre aşk nedir? Aşk dediğinizde neler hissediyorsunuz?
Elbette herkesin bu sorulara cevabı farklıdır. Çünkü aşkta kimi hayranlıkla acı çekmek arasında gidip gelmiş, kimi aşkına karşılık bulmuş, kimi bulamamış, kimi ilham veren derinlikler yaşamış, kimi dipsiz kuyularda kaybolmuş, kimi mantık olarak görmüş, kimi tarifi imkansız, bilinmeyene yolculuk yapmış, kimi bulutların üzerinde, kimi toprağın en dibinde, kimi engin denizlerde kaybolmayı seçmiş kimi de aşkın büyüsünde ve karmaşıklığında dolanıp kalmıştır.
İşte aşk herkeste farklı etkiler bırakır.
Yüzyıllardır kendine özgü bir yeri olan aşk belki de diğer duyguların en kıymetlisidir.
Aşkın tüm renklerini ve dokusunu güçlü bir şekilde hisseder ve hayatımızın her anında yaşarız.
Aşk kalbimize bazen çat kapı girer, bazen davetsiz misafir gibi kapımızda belirir, bazen ümitsizlik içinde kıvranırken bazen de bulutların üzerinde nefesimiz kesilirken gelir.
Aşk nasip işidir baktığımızda herkese uğramayan sadece hak eden kişilere yolunun düştüğü. Eğer aşka cesaretin yoksa birisi için kendinden vazgeçip uğruna fedakarlık yapmaya hazır değilsen aşk uzaktan bir vedayla hoşça kal der sana.
Oysaki sen hoş geldin de aşka. Bak hayatında neler olacak?
Gönül sevgiyi bulmuşsa kuru dal bile çiçek açacak.
Kalbinde aşk ateşi varsa karanlıkların aydınlığa çıkacak.
Gönlün hesap kitap işini bırakacak aşktan nasibini alacak.
Aşk herkesi ona benzetecek ama kimseyi onun yerine koyamayacak.
Aşk ona doğru tek yönlü yolculuk yaptıracak yüreğine bir bilet kestirecek.
Aşk ruhuna cemreler düşürecek, baharları yazları getirecek.
Aşk paramparça olmuş çaresiz gönlüne ilaç olacak derman olacak.
Aşk kararmış kalbine gökkuşağı olacak, gece mehtapta ay gibi parlayacak.
Kısaca sen adanmışsan ve yanmışsan bu uğurda aşk seni kendine getirecek.
Aşk sanki yıllardır eksikliği hissedilen bulunduğunda da hayatın anlamını değiştiren binlerce yıldan beri edebiyat eserlerine de esin kaynağı olmuş, insanlığın yeryüzünde varoluşuyla birlikte onun en derin en coşkulu en samimi duygusu olmuştur.
Bütün bunların yanında aşk adına en zor olanı sanırım imkansıza tutulmak yasak olanı sevmektir.
İnsan bazı dönemlerde imkansız bir aşkın içerisine düşebilir. Karşı tarafa duygularını aktarmak istese de yapamaz. Çünkü önünde büyük bir engel vardır.’’İmkansızlık.’’
Aşk kendini ilan ettiğinde imkansız teslimiyet başlar. İki ruh sonsuza dek birbirine bağlanır.Önünde ne kadar engel ne kadar aşılmaz yollar olsa da aşk yine de imkansızlığı sever fakat ümitsizliği değil.Aslında en iyi aşk görmekten çok özlemeyi, dokunmaktan çok düşlemeyi, sarılmadan hissetmeyi, tanımadan bilmeyi sever.
Aşk kısaca bütün imkansızı mümkün kılmayı sever. Kolay olan kavuşulan aşktır ama zor olan en güzel aşk imkansız aşktır. Bu imkansızlıklar içinde hala sevebilen insanlar gerçek aşka sahip doludizgin duygular barındıranlardır.
Ne güzel demiş Atilla İlhan ‘’Ben aşk nedir bilmem eski kafalıyım. Bir seni bilirim, bir de adın geçince sıkışan kalbimi…’’
Aşkla…





