Sevdiğim Kadının Adamı
Hayat, yollar boyunca kaybettiklerimiz ve taşıdığımız umutlarımızla yoğrulan bir yolculuktur.

0:00 / 1:56
Sözlerim sana… Beni iyi dinle.
Ben o kadının gözlerine bakarken utandım. Sen hiç utanmadın mı ellerini tutarken? Hiç utanmadın mı ona yalandan “seni seviyorum” derken? Onu yalancı bir bahara sürüklemekten başka ne yaptın? Oysa ben, sevgimle onu dünyanın en mutlu insanı etmeliydim. Nasıl oldu da beni görmezden gelip seni seçebildi?
Gözlerine bakma fırsatım oldu, ama gözlerinde sen parlıyordun. Bu mu imkansız aşk? Onun adını duyduğumda gözyaşlarımı tutmaya çalışırken, sen nasıl olur da umursamaz gülüşler atabiliyorsun? Benim kadar sevmezken, nasıl kaybettim ben melek gülüşlümü?
Ben mi kaybettim, o mu bilmiyorum… Ama acıyı çeken taraf hep ben oluyorum. Onun gözyaşını dünyaya değişmem, ama sana hiçbir şey yapamıyorum. Onu üzdüğünü bildiğim hâlde, sana dokunamıyorum. Neden biliyor musun? Daha çok üzülmesin diye.
Benim korkum ölüm değil, sevdiğimi kaybetmek. Sevgimi kaybetmek. Ne getirdiysem karanlıklar aldı, götürdü. Hayatta her şeyi elimden çektim: Babamı ellerimde kaybettim, sevdiğimi de ellerimle… Kendime verdiğim sözler bile artık aklıma gelmiyor; çünkü onu düşünmekten başka hiçbir şey gelmiyor elimden.
Cennet onunlayken vardı. Şimdi her yer cehennem. Korkuyor muyum cehennemden? Hayır. Korkuyor muyum ölümden? Hayır. Çünkü ben yaşarken gördüm cehennemi. Sevdiğimi gördüm başkasının kollarında.
Ve işte o an dedim: Bitti. Yaşam son buldu. Hayat sustu.






