Kader ile Baş Başa
Bu metin, hayatı sürekli bir tehdit ve kaçış duygusuyla algılayan bir zihnin; kaderle kurduğu çelişkili ilişkiyi, hayatta kalma içgüdüsünü ve özellikle aşk karşısındaki çaresizliğini anlatmaktadır.

Yolda yürürken bir su birikintisinin beni kurtarabileceğine inanıyorum. Arkamdan beni öldürmeye teşebbüs edecek bir şahıstan su birikintisine basmamak için zıplıyorum ve kurtuluyorum. Ölmemeye inat etmişim sanki ya da kader öyle istiyordur, bilemiyorum. Satranç taşları gibi aslında her ânım, her bir hamlem bir öncekinden muazzam ve cezbedici oluyor. Rüzgârın fısıltısını dinlemek için balkonuma çıkıyorum bazen, bazense balkondan ziyade topuklara kuvvet, gecenin biri ikisi fark etmez yürüyorum. Her ânın tehlikeyle dolu olduğu bu hayatta kader yine koruyor beni. Aşk konusuna gelirsek dostlar, kaderin gücü bir tek burada beni korumaya yetmiyor. Hani açsa kollarını dese ki “Ben kaderinim, beni dinlememek senin sonun olacak!”Demiyor, belki kader de beni sevmiyor, arada sırada kendini hatırlatmak için küçük jestler yapıyordur.Ah kader nerelerdesin?Birazdan saat üç olacak, balkonumda beni kendine mi terk ettin?






