Şiirhane

Gün Akşam Oldu

İnsanın zamanla unuttuğu kimliğini, çocukluğunun masal kapısına geri dönerek yeniden hatırlama yolculuğunu anlatır.
Gün Akşam Oldu
0:00 / 2:07

Bir varmış…

Bir yokmuş…

Adımı fısıldayan rüzgâr,

çocukluğumun bahçesinde

yaprakları sallarmış sessizce.

Unuttum…

Sahi, kaç yaşındayım?

Hangi aynada kırıldı suretim?

Kimin nesiyim,

kimin annesi,

kimin kızı?

Aklım, ağır bir melankoli.

Gecenin koynunda

yankısız bir çığlık gibi…

Sökülsün perdeler

birer birer zihnimden;

kalakalayım öylece,

anadan üryan bir “ben”.

Düşsün çocukluğumun elleri

avuçlarıma ağır ağır…

Bir gülüşü arar gibi

oradan oraya savrulup,

annemin sesinde uyanan

bir çocuk gibi…

Kimim ben?

Ne zaman sustu özüme sözler?

Kaç kez kanatlanıp

uçmak istedim göğe

Kaç kez mavi çarptı

düştüm içime?

Sahi… kimdim ben?

Hangi rüyadan uyandım böyle eksik?

Bir adım vardı

unuttum.

Ne yazdılar

mezar taşıma, çocukken?

Hangi rengi sevmişim?

Hangi şarkıya

dokunamamıştım kalben?

Sahi neydi

“yolculuk” dedikleri şey?

Heybemde saklı taşlar,

düşlerimle yoğrulmuş.

Ceplerimden dökülen kum taneleri

zamanın ince ellerinde savrulur,

titreyen bir alev gibi…

Ve…

Kulağımda annemin sesi

“Dön artık,”

“gün akşam oldu.”

Gölge uzar,

yol ağırlaşır

ruhum evine döner,

masalın başladığı yere.

Kapıda çocukluğum bekler yeniden…

Gözleri yıldız yıldız…

Avuçlarında sakladığı

eski bir masaldan kalan

o ismimle…

İlginizi Çekebilir

Yorumlar

0/5000

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!