Beyanlar

Gül Bahçesindeki Karga

Karga ile bülbülün karşılaşması üzerinden insanın kendi doğasına, ait olduğu yere ve ruhunun gerçeğine kaçamayacağına dair alegorik bir hikâyedir.
Gül Bahçesindeki Karga
0:00 / 2:54

Kasabanın kenarında, rüzgâra direnen eski bir gül bahçesi vardı. Bu bahçe, yıllardır kimsenin uğramadığı sessiz bir mabet gibi, kendi kaderine terk edilmişti. Güller zamanla vahşileşmiş, dikenleri kibirli bir savaşçı gibi sivrilmişti. Yine de, her sabah ilk ışık onlara vurduğunda, kırmızılarında saklı bir utanç, beyazlarında gömülü bir huzur görülürdü.

Bir gün bu bahçeye bir karga sığındı. Siyah tüyleri güneşle didişirken, gözleri etrafı ihtiyatla süzüyordu. Karanlığın kuytularında yaşamaya alışmış bu kuş için gül bahçesi fazla sessiz, fazla renkli, fazla gerçekti.

Bahçenin diğer ucundaysa yıllardır oraya ait olan bir bülbül yaşıyordu. Narindir, kırılgandır, ama sesiyle gecenin yükünü sırtından atabilecek kadar güçlüdür ya hani… İşte o bülbül, kargayı görünce ürperdi. Çünkü bazı gölgeler, insanın üzerine düşer de ruhunu üşütür.

Karga birkaç gün boyunca güllere bakıp durdu. Dikenlerin arasından geçiyor, yaprakları gagasıyla dürtüyor ama her defasında huzursuzca kanat çırpıyordu. Sanki bahçenin güzelliği ona ağır geliyordu; güzelliğin sorumluluğu, taşıyamadığı kadar temizdi.

Bülbül bir gece sessizce dile geldi: “Dostum, burası sana iyi gelmiyor. Renklerle aranda bir uyumsuzluk var. Güller seni görmekten çekiniyor, sen güllerin kokusuna katlanamıyorsun.”

Karga başını çevirdi, gözlerinde tuhaf bir hüzünle: “Ben karanlıktan geldim. Gül kokusu bana yabancı. Ben sessizliğin uğultusunda büyüdüm. Burada ise sessizlik bile inciniyor.”

Bülbül ona yaklaşarak yumuşak bir sesle konuştu: “Bazı ruhlar kendi doğdukları yerden çok uzakta yaşayamaz. Gül bahçesi seni aklamaz, çöplük beni kirletmez. Biz nerede büyüyorsak, orada tam oluruz.”

Karga uzun bir süre sessiz kaldı. Sonra ağır bir kanat vuruşuyla gökyüzüne yükseldi. Bahçeden uzaklaşırken arkasına baktı; güller onun arayışını değil, ayrılışını sakladı.

Bülbül ise sabaha karşı kanatlarını titreterek hafifçe mırıldandı: “İnsanın kaderi de böyledir. Kargayı gül bahçesine, bülbülü çöplüğe alıştıramazsın. Kimse kendi ruhundan kaçamaz.”

Ve güneş doğdu. Bahçe sessiz ama doğruluğundan emin bir bilgelikle yeni güne açtı kendini.

İlginizi Çekebilir

Yorumlar

0/5000

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!