Biraz Babam Güldüğünde Vakit
Hayat, sevinçle acının aynı sofrada oturduğu; gülüşlerin bile bazen cezaya dönüştüğü bir sınavdır.

0:00 / 1:29
Ne kıymetlidir güzel kullanmayı bilene… Gülmek, ne değerlidir içten gülebilene. Geçirdiğimiz her pazartesi, kahvaltıya oturduğumuz her pazar… Gittiğimiz her şehir, dokunduğumuz her yeni anı…
Aynı evi paylaşan insanların farklı kaderleri… Kimin acısı kime yeterdi, kimin gülüşü kimi sevindirirdi? Ayak sesinden geleni anladığımız yaşları dolduralı bir hayli olmuş idi.
Bir peynir ekmek yerken edinilen mutluluğun dahi yılları devirip tozlanınca ne olur, görün bana diyerek aranacağını bilmek yakıyor insanın canını. Yılları beraber yaşayıp, yıllarca anlatarak yaşamaya çalışmak… Her mahkumun cezası bu.
Bir hayat koydular önümüze, yaşayalım diye. Bir ceza verdiler elimize, anılarda ağlayalım diye.
Gülmek, insanı en mutsuz eden şeymiş oysaki; ailem gülünce anladım. Gülmemek, insanı kahreden başka bir şeymiş bir de; aynı çatının altında üzülünce kavradım.
Sevgili hayat, kocaman bir nefes almamıza izin verirken kalbimize delik açıyorsun… Bu kadar acımasız olmayı nasıl başarıyorsun?






