Aşka Veda
Bir aşkın bitişini kabulleniş, yoğun duyguların içinden geçerek kırılmadan ama içten içe dağılmış bir halde yeniden yola çıkma ve geride yalnızca hatıralar bırakma anlatısı.

Kaç araba geçti bu gece bu caddeden, sayamadım.Ancak hiçbirinin sen olmadığına bahse girebilirim…
Seni sevmek gökkuşağının renklerine dokunmak gibiydi oysa. Gitmenin karanlığın ortasında tek başına kalakalmak olduğunu anlamadan hemen önce…
Aşklar gördüm. Birbirine iyi geldiği sürece var olan aşklardı. Ki zaten aşk dediğin nedir ki ? Ama ben seni çok sevdim.Bana iyi gelmediğinde de sevdim seni, sırtını döndüğün günlerde de… İnsan sevince değişir demişlerdi.Ben senin beni sevmediğini hiç değişmediğinde anladım.
Bir gece oturdum caddeye karşı..Bir elimde sigara, bir elimde senden haber gelmesini bekleyen telefonla.. Öylece kalmışım bilmem kaç saat…O gün orada içimdeki seni bitirmem ve tanımadığım bir adamla tanışmam gerekiyordu. Ve ben sonunda sana harcanan tüm duyguları mağlup ettim. Geceyi sana yazmak böyle bir şeydi benim için. Ben geceyi sana yazdım ama o günü de takvimlerden çıkardım.
Ayrılıkta vardı sevdanın lugatında.Bunu bile bile atardı insanoğlu aşka adımını. Gidenin dönse bile eskisi gibi olmayacağını bir çocuğa sorsan o bile bilirdi. Ben de bilirdim elbette; ama insan duygularına sonsuza dek ket vuramazdı. Ve Ben bu sevdanın biteceğini daha başlarken anladım.
Şimdi hüzün sokaklarına açılıyor buralarda her kapı.Bir hayal kırıklığı duvarı beliriyor her sokağın sonunda. Karanlık, benden daha hızlı yayılıyor dünyama.Bu yollar da biter, aydınlanır tüm gezegen. Ben yine kalkarım ve önümde uçsuz bucaksız yollar açılır. Sen ne yaparsın, onu bilmem.Bana bıraktığın o gözlerindeki ışıltı parlayamazsa bir başkasına şayet…O gün anlarsın karanlığı, hayal kırıklığı duvarlarını, beni…
Bugün beklediğim tüm bu saatler elbet bir gün sana döner…Bu aşkın sonunu sen yazdın ama ben oynadım.Tek kişilik bir aşkta bıraktım acizliğimi ve yola koyuldum yeniden.Parçalanmadım…Onu sen yapmıştın.Ben parçalarımı topladım,gidiyorum…
Gitmek, bir zaman makinesinde kaybolmak gibiydi şimdi. Savruluyordum oradan oraya… Sanki bir el bekliyordu, ellerim tutulmak için.Bir fırtınanın içinde kaybolan ruhum yine de çekiliyordu sadece sana doğru.Bilseydim ki sonunda sen olacaksın ben o tüm fırtınalara bırakırdım kendimi.Yeniden parçalayacağını bilsem, “olsun be alıştım parçalarımı toplamaya” der, yine sende açardım gözlerimi.
Sevda üzerine kurulmuş büyük cümleler vardı oysa. Şimdi görseler sevdayı yerle bir olacak büyük sözler.”İnsan hiç kendinden çok birini sever mi?” Diye ifade ettiğim büyük sözlerim vardı benim de. Şimdi her bir kelimesi önümde darmadağın duruyor.Toplamaya çalışsam da biliyorum ki kalbim öyle hissetmiyor.Tek kalan “birini sevmek” cümlesi ile baş başayım şimdi…






