Yedi Perde; Aşkın ve Şefkatin Sancağı Hz.Muhammed (s.a.v.)
Hz. Muhammed’e duyulan derin sevgi, hayranlık ve teslimiyetin, onun farklı sıfatları üzerinden yüceltilerek anlatıldığı bir naat.

// Sen Hira’da parlayan ışık, Mekke’de hüzün ve Fetih, Medine’de Serdar ve Fatih, düşmanlarına korku salan Münzir, Seyfullah’sın efendim.//
Dile gelsin toprak, ağaçlar ve cümle zerreler;
Nefesinin katresine âşık, cev-i hava.
Döner Mevlevi misali kendi yolunda her nefer,
Meşk eyler canlar, aşk ile çağlar doğa.
// Sen Hakikat yolunun en parlak, eşsiz neferi; karanlık dehlizlerde yolu aydınlatan Nur, Sirâç’sın efendim.//
Senin dergâh-ı izzetinde parladı gökteki yıldızlar;
Dervişlerin yolunu aydınlatan her bir şuâ ile.
Nakış nakış ördün güzel ahlakın gömleğini,
Dilinden düşmeyen belagatli beyan ile.
// Sen kalplere şifa, âlemlere rahmet, evlere bereket; en güvenilir Emin, düşkünlere sığınak, şefkatli yatak Şâfi, Şefik’sin efendim.//
Cübbenin püskülündeki altın yaldızlar,
Uzun parmakların arasında soluk kalırlar.
Dokunduğun yer dile gelir, inler aşkıyla,
Her daim şerefnâz eyler, adın sayıklar.
// Sen sözü Hak, özü pak, saf ve duru Münteha; fakir sofrasında bereket konukluğu; Rabbi ile konuşan Miraç yolcusu Kelimullah’sın efendim.//
Gök kapıları açılır önünde birer birer,
Heybende ümmetine hediyelerin, müjdelerin var.
Aşkın yolu açıktır yol nizam bilene,
Burak üstünde, ışık hızında gidilen yollar var.
// Sen küfrü ve inkârı yok eden Mâhi, hidayete vesile, tevhidin son sancağı, vahyin vücut bulmuş hâli hem Resul hem Nebi’sin efendim.//
Adının geçtiği yerde inşirah bulur azgın nefisler,
Serencam edip tevhid bulur kalbi mühürsüzler.
Nezdinde emir bekler köleler, zenginler ve yetimler,
Veysel’in âhında hüzün, Necaşi’nin zihninde belirir suretler.
// Sen adaletin terazisi Mahmud, merhametin eli, sözü bâki; hayır kapılarını açan Miftah, kalpler seninle mutmain Rahmet, Gavs, Ecir’sin efendim.//
Adının geçtiği odalar ferah – fezâ,
Sanki Aden cennetleri girdiğin rüyalar.
Uzaktan tâ Yesrib’ten gelir gül rahiyâ,
Alnı açıklar alır kokusunu, sonsuz ferahlar.
// Sen Hakk’ı çokça öven, en çok övülen, salat ve selam sahibi; Rabbine en çok itaat ve ibadet eden Abdullah; tüm güzelliklere Câmi, Câmiu’l Hasenât’sın efendim.//
Zamanın âhirinde, hikâyenin en evvelindesin,
Toplanmış âlem, ins-ü cin tek nefes seyr-ü sefer.
Hayatlarının kaydı geçerken gözlerinin önünden,
Şefkatin ve şefaatinle yol alır felek, bir kara balçık içinden.
// Sen müjdelenen Ahmed, insanlığın son perdesinde adı Cennet kapısına yazılı Hâtemü’l Enbiya Muhammed Mustafa’sın efendim.//





