Şiirhane

Raz

Şiir, hayatın acı ve yalnızlıkla yoğrulmuş yönünü, hayallerin ve dostlukların zamanla yıpranmasını; buna rağmen kişinin köklerine, aidiyet duygusuna ve içsel sükûnete tutunma çabasını anlatır.
Raz

Gülecek bir şey yoktu aslında;

Hepimiz kendi hayatlarımızın soytarısıydık.

Dertli hiçbir türküye kendimizi yakıştırmadan,

Ömrümüzü kana kana içiyorduk.

Hepsi birer acı öyküydü;

İçi içine sığmayan gencecik anıların yazıldığı.

Gıyabımızda darağacına asıyorduk

Rutubet kokulu bir mahpuslukta hayallerimizi.

Soğumuyordu içimiz meğer;

Kaç düşmanı sindirip mabedimizden kovduysak da.

Ah, birikiyor dostlar;

Sanki hiç gitmeyeceklermiş gibi.

Oysa nicelerini gömdüm ben.

Ben ki raz sözlere hasret kalıp,

Mıh gibi tuttum kendimi;

Dilime bile yanaştırmadım haramı.

Asi bir rüzgâr bile değiştirmedi

Doğduğum dünyaya olan aidiyetimi.

Hem kim sevmez büyüdüğü köyü,

Bir çocuk saflığında?

Öyle temiz, öyle duru ki...

Köy; erenlerin dilinde semaha duruyor.

Ar bilmeze karşı susmak mı?

Susmak, sükûnete erenlere yol çiziyor.

Vardığın yer ise

Kendi gönlünün en izbe köşesi...

İlginizi Çekebilir

Yorumlar

0/5000

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!