Şiirhane

Paradoks

Kendine doğru yürüdükçe daha çok düğümlenen, ait olmakla kaçmak arasında asılı kalan ve tam da bu yüzden ne başlayabilen ne bitebilen bir insan hâli.
Paradoks
0:00 / 2:44

Bu insan bir şey.

Adı yok.

Başladığı cümleye dönemeyen bir nokta.

İçinde yürüyen bir yol var

Ama haritası yok.

Her adım

Aynı duvara çıkıyor.

Düşüncesi kapı,

Kendisi anahtar değil.

Açılmak istiyor

Ama kilit olmayı sürdürüyor.

Bir an ileri,

iki adım geri değil;

Hep aynı yerde

Farklı bir yorgunluk.

Sesi var

Ama yankısı yok.

Konuştuğu her şey

kendi içine çöküyor.

Bu insan

Kaçtığı yerde duruyor,

Durduğu yerde kayboluyor.

Kendini çözmeye çalıştıkça

Daha sıkı düğümleniyor.

Zihni bir çıkmaz sokak:

Giriş serbest,

Dönüş yok.

Duvarlarda

Eski hâllerinin karakterleri asılı.

Bir insan düşün:

Kendiyle aynı anda

Hem dost

Hem düşman olan.

Aklı bir odadan ötekine koşarken

Ruh hâli kapılara çarpan.

Bir an,

Dünyayı avucunda tutabilecek kadar sakin,

Bir an

En ufak seste dağılan bir cam olan.

Gülümsüyor sanki,

Ama gülüşünün ardında

Geceyi sayan bir zihin var.

Düşünceleri düzenli değil:

Üst üste binmiş cümleler,

Yarım kalmış sorular,

Cevapsız yankıları var.

İçinde bir çekim var:

Kaçmakla kalmak arasında

Asılı duran bir mıknatısı var.

Hem derine inmek istiyor

Hem yüzeyde boğuluyor.

En çok anladığını sandığı anda ise

Kendine yabancı.

En çok kaybolduğunu düşündüğü yerde de,

Bir parça kendini buluyor.

Ruh hâli bir pencere:

Rüzgârla açılıp

Sessizlikle kapanıyor.

Sebepsiz değişiyor

Ama sebepsiz değil.

Bu insanın bir paradoksu var:

En çok çıkmak istediği an

Buraya ait.

En çok ait hissettiği yer

onu tüketiyor.

Bu insan bir şey.

Bir son değil,

Bir başlangıç da değil.

Sadece

Anlaşılması karmaşık olan

Paragrafın tam orta cümlesi.

İlginizi Çekebilir

Yorumlar

0/5000

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!