Nehirler Kurudu
Bu şiir, bireysel acıyı tarihsel ve kolektif yaralarla iç içe geçirerek; insanın sürekli sınanan, kaybeden ama yine de onur ve sevdaya tutunan varoluşunu anlatıyor.

ÇEŞİTLEMELER
Yüreğimde bir fetret başladı ki
İsyanlar birbiri ardınca patlıyor
Savaşlar desen bini bir para
Sözcükler velveleye vermiş ortalığı
Acılar, ayrılıklar, gözyaşları
Kopup geliyor derinlerden
Ben ki hep mağluplar hanesinde,
Ben ki Serez’de darağacında
Yangınlar içinde Sivas’ta
Geçici bir yenilginin
Kalıcı bir onurun yoldaşıydım
(Tut ellerimi bıktım bu ayrılık çeşitlemelerinden)
Ağlamak bile düşlere karıştı
Nehirler kurudu
Toprak çatladı gözlerimde
Umut Kaf Dağı’nın ardında
Ben ki çöllerde Mecnun
Dağlarda Ferhat
Ben ki Kerbelâ’da Hüseyin
Kuyuda Yusuf
Kapkara gülümseyen bir zulmün düşmanı
Ayaydınlık bir sevdanın eşiydim
(Tut ellerimi bıktım bu sınanma çeşitlemelerinden)
Suskunluğuma bir çığlık eklenmiş ki
Duygular tutuklu
Sevdalar hükümlü artık
Direnişler, açlık grevleri
Kanatıyor yaraları
Sustukça kanıyor
Kanadıkça eksiliyorum
Ben ki Filistinli bir çocuğun
Zulmün paletlerine fırlattığı taşa
Ben ki çocuğuna hasret bir mahpusun
Tel örgülere takılı umuduna eştim
(Tut ellerimi bıktım bu kanayan çeşitlemelerden)






