Kıyısız Hüküm
İçsel sıkışmışlık, hayal kırıklığı ve dünyadaki karmaşa içinde sessiz bir gözlem ve edebî haykırışı anlatan bir şiir.

Kıyısız bir hükme merdiven dayadım,
Bir garip edebiyatı içimi saran, yazılmıyor,
Ağzımı açsam, şiir diye kâğıda damlıyor,
Özümde yalın bir esinti dolaşıyor kan gibi,
Sorsan eshamesi okunmuyor ama nefes gibi,
Daha da daralıyor sokaklar, kimsesiz,
Benim hayâli düşlerim de nice ayazlar var,
Nasıl bir, karın ağrısıdır bu dert bile denmez,
Boğazımdan inmiyor artık dumanı sigaranın,
İçimden gelmiyor zehir içmek, boğazımda,
Bu zehir zemberek dünyada, tadın adı yok,
Kar bile kışa saklamıyor kendini, yağmıyor,
Mevsimler gibi şaşırmış insanlar, yaşamıyor,
Zor ziyan ömürler de zift karası yüzler,
Kuruyor dalında güller koparılmadan,
Çağ atlıyoruz son bir kıyamet kopmadan,
Kim bilir kopuyordu da benim kulağıma,
En son duymak düşüyordu, çocuk gibi...





