Şiirhane

Kelebekler Tarasın Saçlarını

Şiir, kaybın, özlemin ve umudun iç içe geçtiği; insanın sevgiyle hem kendini arayışını hem de ruhunda iz bırakan birine duyduğu derin bağlılığı sürreal imgelerle anlatıyor.
Kelebekler Tarasın Saçlarını

Kar

Kederli eldivenimi senin demirden suretini

Şeffaf yüzlere tanıtmak için ıslatıyor

Gül ısındı

Her pencereyi güneş ısıtmıyor

Kayamadan giden dileğim

Hayaller

Mutlu, ağırlıksız tüyler gibi

Beni kanatlarımdan nereye taşıyor

Sonra

Her şey geçiyor

Suda kahverengi bir tat gibi kalıyorsun

Bir kirpikten fışkıran,ağaçlara asılı gümüş balıkların çaresizliğiyle

Ve hâlâ benim için gülümseyen,yeşil ormanımızdasın

Gizli duvar,temmuzun kolları açık

Yeşilimsi bir kurdeleye çarpan yoncanın sesi

Yürü

Çiçek tozlarının arasında,sevgilerin uçurumu,kuşkusu hiç şüphesiz şüphesi ya da bir ok,yeni...

Kim olduğunu bulacak mısın,bulacaksın

Birazdan deniz yıldızını yine göğe asacak

Biçimleri kucaklayacak bedeninle

Dizindeki mırıltıya hangi dili öğreteceksin?

Yürü,

Zaten biraz ilerisi

Yalnızlar şelalesi!

Ay farklıdır orada

Güneş aynı

Şimdi evinin odasında

Saf bir melek var

Seni karşılayacak

Muazzam ve ani ölüşler gibi

Baştan aşağı beyaz

Ona ışıklar içinde mutlu bir kalp emanet eden tanrım var

Bekle lütfen

Tuzaklar çıkınını açan

Bazı kadınlar için

Gecenin göz rengi mordur

Tutsak mor

Her beden kumaştan yaratılmamıştır

Seni sevmek neden aşktan akla dönmüş bir deliliktir

İlginizi Çekebilir

Yorumlar

0/5000

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!