KARANLIĞIN TAHLİLİ-Emre Ayvaz
Ruhun karanlık dehlizlerinde kaybolurken bile şiire tutunarak hakikati ve insanın kendi iç sesini arayışını anlatan derin bir iç hesaplaşma.

Emre Ayvaz'ın Karanlığın Tahlili adlı eseri ruhun dehlizlerinde boğulmadan tutunma mücadelesinin nasıl kazanılabildiğini okuyucuya sezdirmektedir. Şiirin insanı ayakta tutan gücünün imgesel aktarımı olan eser yerinde kullanılan metoforlarla şiir dilini özgünleştirmeyi başarmıştır.
Anlatılmak istenen nedir
Tüm şiirlerin hafızasında
Olmayan bir şeyi tarife uğraşmıyorum. Meçhul bir karamsarlık ve uyuşmuş bir melankoli değil bu. Sadece içimden geçen iniltileri yazmak telaşesi ve bu yolla ben de onları duymaya çalışıyorum.
Yorgunluklarımı karanlık olarak tarif etmek, yaşanılan hüzünlere saygısızlık olur mu, bilemiyorum. Fakat biliyorum ki karanlık, bitmek bilmez bir arayışla ruhumun derinliklerine doğru yürürken kaybolduğuma, kayboluşuma sebeptir.
İlk karanlık anından sonra nesnelerin görünür olmaya başlaması gibi insan da ruhunun kaybolan kısımlarını görmeye başlar.
Peki ruhumuzun gerçeği görme noktasında önündeki engel karanlık mıdır? Yahut karanlık, insanı hakikatle buluşturacak bir vesile midir?
Nasıl? Bu karanlık, cümleye nasıl sığar?
İçini döküyor mu nehirler bilmiyorum
Boynunu eğmiyorum bir dal gibi rüzgâra
Çoktandır hafızamı kurcalayan bir yara
Senin hatıran diye iyileştirmiyorum





