Gökkuşağı İspinozu
Şair, yalnızlığı ve kırılgan güzelliği içinde sevilen bir insanın, sessizliğinde sakladığı acıları ve gözyaşlarını anlatırken ona duyulan derin anlayışın zamanla kabullenişe dönüşmesini işler.

Konuşmayan her şey severdi onu,
Özellikle begonviller ve gökkuşağı ispinozu.
O ise kendi ahında define bulurdu.
Kimsesizliği vardı,
Ve,
Birde güzelliğinin narin yankısı.
Anlıyordum,
Anladıkça daha çok bırakıyordum.
Bıraktıkça ağırlığınca göktaşları.
Sahi,
Bulutlar da olmasa gözyaşlarını nereye dökerdin?






