Şiirhane

Eski Kapıların Ardında Zamanın Telve İzleri

Geçmişin sıcak hatıralarıyla yoğrulmuş bir ev ve mahalle hayatının, özlem, hüzün ve umutla iç içe anlatıldığı bir içsel yolculuk.
Eski Kapıların Ardında Zamanın Telve İzleri

Şakaklarımda yağmur izleri, Benjamin serinliği,
Cazibesi kalır odalarda mor sümbüllerin.
Parlement mavisi kanapelerde konaklar Hacıbey,
Sesi uzaklarda, rast makamı nefesiyle müezzinlerin.

Derdi Pamuk Ninem: "Şöyle gel yanıma seğirte seğirte!"
Hasta yatağında telvesini taşırdı yılların.
Ilık bir ışık yayılırdı pencere aralığından baş ucuma,
Altında rüzgâr eserdi eski Isparta halının.

Kızıl tonlarıyla geyik resimli duvar halısı,
İçine çeker geçmiş yaşantıların zamansız portreleri.
Apartmanlar inler davudi sesiyle sarı gerdanlı bülbüllerin,
Çatılardan sarkar üveyklerin inleyen nağmeleri.

Camdan süslemeleri ahşap işlemeli gümüşlükler,
İçinde geçmişin güzel anıları asılırdı.
Bağrında kırk yılın hatırı, katman tutmuş fincanlar,
Ezelden gelmiş, deruni bir sır saklardı.


Umut ekmeğiydi çatıdaki sarı kedinin,
İkişer ikişer çıkılan mozaik desenli merdivenler.
İçinde figanlar, ağıtlar ağlar cenaze evlerinin,
Kapısı açık bırakılırdı, niyazı bol kafesler.


Şarkılar çalınırdı cızırtılar arasında, makam besteleri,
Sesi yayılırdı hülyalara; Eylül ve efil efil dökülen yapraklar...
Nicedir yakar simaları bu kasvetli soğuk,
Seccadede yıpranmış pantolon, çakıl taşları ve yırtık pabuçlar.


"Gelsin hadi gelsin artık o Kaf Dağı'nın ardından,
Serin, davetkâr huzur girsin alnımızdan vakur!"
Gül kokulu sokaklarda koşuşur yönsüz çocuklar,
Kurtar bizi bu kayganlıktan, her yerde kudretin izleri durur.

İlginizi Çekebilir

Yorumlar

0/5000

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!