Dünyayı Yok Saydıran Bir Bakış
Bu şiir, aşkı; doğanın diliyle kendini unutturup insanı yeniden çizen, kaybetme korkusuyla kutsallaşan bir varoluş hâli olarak anlatıyor.

Bana aşkı anlat deseler,
korkarım seni kaybetmekten.
Dağların arasından süzülen suyun,
taşlara çarparken çıkardığı uğultuyla bedenine sarılan serinlik,
ve yüzünde oluşan nemin,
yazın en sıcak gününde nefesine dolması gibi,
seni görmek.
Günebakanların seni görünce yönünü şaşması,
Sarılması gökyüzü yerine saçlarına gökkuşaklarının,
Rüzgara tutunan ıhlamurun, yakınına gelince takatten düşmesi,
Yıldızların Ay’ı bırakıp seni izlemesi,
Yaşımı yitirmem yanında,
Gözlerinde yarınları yeniden boyamam çocuk ellerimle,
Ve renklerin en güzellerini keşfetmem,
Yeşille maviyi bile küstüren güzellikte.
Bayram telaşı sesler biriktirmem göğüs kafesimde,
Ve anlamlarını yitirmem kelimelerin,
Yeni alfabeler keşfetmem.
Unutmam kendimi,
Beni yeniden yeni renklerle çizmem.
Bilmediğim bir ülke de,
Ağaç altında gölgelenmem.
Deniz’in en derinlerinde balıkların avucuma koydukları yanaklarında
İçimde kedifemsi odaların kilitlerini açmam,
Nasıl bir şey bu dersen,
Saçmalarken yanında
dünyayı yok saymam..





