Beyanlar

Cesur Korkak

Korkularıyla birlikte yürümeyi öğrenen bir kadının, cesaretin korkusuzluk değil, korkuya rağmen adım atmak olduğunu keşfediş öyküsüdür.
Cesur Korkak
0:00 / 2:01
Kendimi korkusuz korkak olarak tanımlardım çoğu zaman ve çok sonra bir şeylere korkarak başlayıp yine de başarılı olmayı öğrendim. Attığım adımdan emin olmayı öğrettim kendime. İnanmakmış ya başarmanın yarısı. Bende yolun yarısında başarının yollarında dolaşmayı sevdim. Elime kalemi aldığımda akıp gitti cümleler birer birer. Adımlarım birbirine karıştı bazen, ama yine de doğrulup yürümeye hatta koşmaya devam ettim. Korkularım bana engel olmaktan çok, pusula olmayı öğretti aslında. Çünkü korktuğum yerde gizliydi gelişimimin kapıları. Bir duvarın önünde dikildiğimde öğrendim; duvarı aşmanın tek yolu ya üzerinden atlamak ya da sabırla etrafından dolanmaktı. Hiçbir yol kolay değildi ama hiçbir yol da imkânsız değildi. Bir zamanlar kendime "yapamazsın" dediğim her şeyi, denediğimde başarabileceğimi gördüm. İnsan, kendi sınırlarını kendisi çiziyor meğer. Çizgileri silmek, yeniden başlamak, yeniden denemek… işte hayatın bana öğrettiği en güçlü ders buydu. Ve kalemi elime aldığımda fark ettim ki, yazmak da yaşamak gibi. Bazen kelimeler birbirine karışıyor, bazen sayfalar boş kalıyor. Ama bir kere cümleleri bırakınca akışa, bir bakıyorsun yol kendi kendini çizmiş. Ben de öyle yaptım. Düştüm, kalktım, korktum, cesaret ettim. Sonra fark ettim: korkusuz olmak değil mesele, korkuyla birlikte yürümeyi öğrenmekmiş. Çünkü insanı güçlendiren, kalbinin titreyişine rağmen adım atabilmekmiş. İşte o yüzden şimdi, yolun neresinde olursam olayım biliyorum ki ben yürümeyi bırakmadıkça, yol da bana kendini açmaya devam edecek

İlginizi Çekebilir

Yorumlar

0/5000

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!