Bir Nefes Al...
Zaman zaman durmak, nefes almak ve kendine kulak vermek, hayata yeniden başlama gücünü içinde bulabilmendir.

0:00 / 1:49
Bir nefes al…
Ufak bir duraksama, hayatından hiçbir şey götürmez.
Hayat zaten dümdüz bir yol değil ki; bazen hızla çıkarsın yukarı, bazen usulca düşersin aşağı. Önemli olan, o düşüşlerde kendini kaybetmemek; o inişlerin seni tanımlamasına izin vermemek.
Bak, inan bana; verdiğin bu küçük molalar var ya… İşte onlar, bazen seni sen yapan, içindeki sesi daha net duymanı sağlayan duraklardır. Çünkü hayat sadece koşmakla ilerlemez. Bazen durmak gerekir; düşen yaprağı izlemek, geçen zamanı hissetmek, acını kabullenmek ve yeniden başlamaya hazırlanmak için.
Kendine izin ver.
Yorgunsan dur, üzgünsen ağla, kırıldıysan kabuğuna çekil. Ama hiçbirine sonsuza kadar takılıp kalma. Bütün bunlar geçici; tıpkı yağmur gibi… Gök gürler, şimşek çakar, ama sonra güneş yeniden doğar. Sen yeter ki içindeki ışığın tamamen sönmesine izin verme.
Bir adım atmadan önce derin bir nefes almak gibidir bu duraksamalar. Kısa, sessiz ama etkili… Bazen en büyük savaşlar, en sakin anlarda kazanılır. Bazen kendine “Şimdi ne istiyorum?” diye sormak, yıllardır duyulmayan cevapları getirir kulağına.
Hayat aceleye gelmez.
Herkes koşarken senin yürüyor olman, kaybettiğin anlamına gelmez. Çünkü bazen en uzun yollar, kalbine en çok yaklaştığın yollar olur. Ve bazen bir nefes, her şeye yeniden başlama cesareti olur.
O yüzden...
Şimdi bir nefes al.
Çünkü bazen hayattaki en güçlü şey, sadece kendine sarılmaktır.





