Aynalardan Suskunum
Bu şiir, suskunluk ve kırıklık arasında sıkışmış bir ruhun, hem kendi iç yaralarını hem de karşısındaki insanın sessiz şiddetini derin bir şiirsel dille ifade ettiği, kayıp, keder ve hesaplaşma duygularıyla örülü bir içsel yolculuğu anlatır.

aynalardan suskunum,aynalardan konuşkan.
kusurumu örtmüyor allı pullu cümleler
sende suskun kılıçlar,masada bir avuç kan
bende yaralı gömlek ve kırgın kelimeler
artık sığmayacağım uçurumlarım da var
tutunmam, saçlarında kandırıldı rüzgârlar
kendime taşıyorum küflenmiş kederleri
günleri saklıyorum sökülmüş ceplerimde
içimde bir yerlerde kaybolan defterleri
yeniden yazıyorum ve soruyorum kimde
ellerin, bir mahpusa hayat veren ellerin
masamda intihara gülümseyen ellerin
sığınmam kalem kadar belki de mürekkebe
beni ellerin yazsın isterim yeryüzüne
gönderip derli toplu şiirleri göklere
gönlümü ateşlere düşürdüğün sözüne
bir ayağı kırılmış ceylan gibi bakayım
bir kuru nehir kadar ıstıraplı akayım
duymuyorsa sokaklar vaktin çığlıklarını
unutulur biçare gözlerin aynalarda
bir seherin koynuna düşen rüyalarını
idam etmek istersin kendinden utanıp da
sende suskun kılıçlar,masada bir avuç kan
aynalardan suskunum,aynalardan konuşkan





