Ahmet Hamdi Tanpınar - “İçimde Sakladığım Sessizlik”
Bir zamanlar Tanpınar’ın özel defterlerinde, hiç yayımlanmamış bir deneme keşfedildi.

0:00 / 1:32
Bir zamanlar Tanpınar’ın özel defterlerinde, hiç yayımlanmamış bir deneme keşfedildi. O, İstanbul’un karmaşası içinde, kendi iç dünyasında yürürken kaleme aldığı satırlarda, kaybolan zamana ve unutulan insan hallerine dair derin bir hüzün saklı:
_“İstanbul, bir yandan kalbimde bir ev gibi sıcak, bir yandan da yitik bir hayal gibi sessiz.
Şehrin gürültüsünde insan, kendi içindeki sessizliği nasıl bulacak?
Benim içimde uzun zamandır sakladığım bir sessizlik var;
Kimi zaman bir yaprak gibi düşerim geçmişin akşamlarına,
Kimi zaman da bir rüzgâr olur geçerim, hiç fark edilmeden.
İnsan, zamanla değil, kendisiyle kavga eder en çok.
O yüzden geçmişin tozlu raflarında bile,
En berrak anılar bazen en derin yalnızlıkları saklar.
Ben o raflardan bir sayfa koparıp, sessizliğimi yazıyorum şimdi,
Belki bir gün, o ses tekrar duyulur.”
Bu satırlar, Tanpınar’ın içsel dünyasının kapılarını aralayan, onun zamanı, insanı ve yalnızlığı nasıl algıladığını gözler önüne seren nadide bir metin.
Yıllar boyunca özel koleksiyonlarda gizli kalan bu yazı, şimdi “Tozlu Raflar”da yeni bir hayat buluyor.
“Tozlu Raflar”, sadece yazıları değil, unutulmuş ruhların yankılarını da ortaya çıkarır.
Ve bugün, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın o derin sessizliği bizimle konuşuyor.
_“İstanbul, bir yandan kalbimde bir ev gibi sıcak, bir yandan da yitik bir hayal gibi sessiz.
Şehrin gürültüsünde insan, kendi içindeki sessizliği nasıl bulacak?
Benim içimde uzun zamandır sakladığım bir sessizlik var;
Kimi zaman bir yaprak gibi düşerim geçmişin akşamlarına,
Kimi zaman da bir rüzgâr olur geçerim, hiç fark edilmeden.
İnsan, zamanla değil, kendisiyle kavga eder en çok.
O yüzden geçmişin tozlu raflarında bile,
En berrak anılar bazen en derin yalnızlıkları saklar.
Ben o raflardan bir sayfa koparıp, sessizliğimi yazıyorum şimdi,
Belki bir gün, o ses tekrar duyulur.”
Bu satırlar, Tanpınar’ın içsel dünyasının kapılarını aralayan, onun zamanı, insanı ve yalnızlığı nasıl algıladığını gözler önüne seren nadide bir metin.
Yıllar boyunca özel koleksiyonlarda gizli kalan bu yazı, şimdi “Tozlu Raflar”da yeni bir hayat buluyor.
“Tozlu Raflar”, sadece yazıları değil, unutulmuş ruhların yankılarını da ortaya çıkarır.
Ve bugün, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın o derin sessizliği bizimle konuşuyor.





