Ülkü Tamer’in Beni Bekledinse Şiirinin Hikayesi
Beni Bekledinse şiiri, bekleyişin, özlemin ve ulaşılmayan sevgiyi sessizlikte hissetmenin derinliğini yansıtır.

Adamın biri, işlemediği bir suç yüzünden cezaevine girmiş. Ben diyeyim yirmi, siz deyin otuz yıl… Daha yeni evli, sevgisine doyamadan giriyordu demir parmaklıkların ardına. Zaman geçti, görüş günleri başladı; bir görüş, iki görüş…
Ve bir gün, adam bir karar aldı. Bir sonraki görüş gününde sevgilisine her şeyi anlatacaktı. Gün geldi çattı; bakışları birbirine değdiğinde, sessizliği bozdu:
“Sevgilim,” dedi, “ben kendimi yaktım, ama seni yakmaya gönlüm el vermiyor. Buradan çıkmam artık imkânsız. Eğer karşına benim gibi sevebileceğin biri çıkarsa, evlen ve kendini kurtar. Ben çıktığımda bir kez evimize gelirim. Hatırlıyor musun, evimizin önündeki akasya ağacını? Eğer o ağacın dallarında senin en sevdiğin kırmızı eşarbını görürsem, evimize gelip kaldığımız yerden devam edeceğiz. Ama göremezsem, hayatından çıkıp sana mutlu mesut bir yaşam bırakacağım.”
Yirmi, otuz yıl geçti. Zamanla yorgun bir yürek, yaşlanmış bir bedenle adam tahliye oldu. Aklında hâlâ o akasya ağacı vardı. Evlerinin köşesini dönerken gözleri ağacı aradı… Ve baktığında gördü ki, sadece bir eşarp değil, binlerce kırmızı eşarp asılmıştı akasya dallarına; hayatlarına ise mutlu bir şekilde devam ediliyordu.
Sevda değildi bu
Sanki bir düştü
Sürecek diyordum
Sonsuza kadar
Takvim yaprağına
Ayrılık düştü
Aramıza girdi
Bu kara duvar
Beni bekledinse
Yağmurda karda
Beni bekledinse
Deli rüzgarda
Beni bekledinse
Yorgun yıllarda
Susuz yüreğimde
Çiçekler açar
Yüzün ay ışığı vuran bir koydu
Saçların gecede saman yoluydu
İçin güneşlerle dolu doluydu
Önce gözlerine gelirdi bahar
Beni bekledinse
Yağmurda karda
Beni bekledinse
Deli rüzgarda
Beni bekledinse
Yorgun yıllarda
Susuz yüreğimde çiçekler açar
Çorak yüreğimde çiçekler açar




