Olmamışla Ölmemiş Arasında
Geç kalmış değerlerin, anlamını yitirmiş çocukluğun ve zamansız gidişlerin arasında insanın kendini sorgulayışını anlatan içsel bir yüzleşme.

Anlamını yitirmiş bir kelime gibi çocukluğum.
Kelimenin tam anlamıyla; anlamsız!
Anlatacak çok şeyim var aslında,
Aslını soracak olursan aslını inkar ederim.
Asıl meseleye gelecek olursak;
Ben hep erken giderim ama geç kalırım.
Bekleme yapmayı da sevmem mesela,
Geçer giderim ivedi adımlarla zamansız.
Geç gelen değerin var mı bir değeri?
Değer mi bunca zahmete bu keşifin?
Değerse birkaç kalbe ne âla?
Değerse senindir, değmezse hiç benim olmamıştır.
Belki de hiç olmamıştır da hamdır daha.
Olmaz olsun böyle! Olmazlara der susarım.
Susarım ve içerim ab-ı hayat hayratıdan olur olmaz.
Olmamışla ölmemişe de çare vardır nasıl olsa!






