Markel Güfü
Aşkın yoksunluk, yalnızlık ve uzaklıkla sınanan bir ruhun, sevdiğini gördüğünde bütün karanlığı ve sürgünü anlamlı kılan tutkulu bir iç yolculuğu anlatılıyor.

0:00 / 0:58
Sana bakan bir pencereden
beyaz bir karanfil attım cehenneme;
malımı mülkümü sattım, kendimi kandırdığım romanların.
Ey esmer saplı bıçakların zırdelisi!
İçinden mühendis çıkmayan sobalı evlerde oldu
yalnızlığın aşka yürüyen vakitsiz kuşatmalarında
ruha ne olduysa.
simdi
yoksul 1210 Ford kamyonlar şahidimdir
eşyasız insanların kendi kendine konuşurken
şaşkınlık duyduğu o çok uzaklardayım
kalırsan
karanlıkta söylenen şarkılardan
kayıklar yaparım yalnızlığına
geçeleri yatağından denize inersin
Seni görünce
Faust'la birlikte Seattle'da yürüyorum
yağmurun yağmasını istiyor musun?
gitme






