Şiirhane

Hira ve İnsan

Bu şiir, insanın hakikati arama yolculuğunda yalnızlığı ve içsel derinliği terk etmesiyle kaybolan manevi duruşu, Hira’nın sessiz çağrısı üzerinden eleştirir ve içe dönüşle yeniden buluşmanın gerekliliğini vurgular.
Hira ve İnsan

İnsan, Hira’sında yalnızlığa mı mahkûm

Yoksa yalnızlığa meydan okuyan bir yolcu mu?

Bir mağaranın sessizliğinde saklı hakikat

Bugün hangi kalpte yankı bulur ki?

Bir zamanlar kaçış değildi Hira

Bir direnişti, bir arınıştı

Gürültüyü susturup hakikati duymaktı

Karanlığın içinden nur doğurmaktı

Şimdi insan kalabalıkların esiri

Hakikat, menfaatin gölgesinde

Vicdanlar kiralık, sözler eğri

Herkes konuşur, kimse dinlemez halde

İnsan çoktan Hira’ya muhtaç

Ama yüzleşmekten korkan yüreklerle

Sükût bile lüks sayılır oldu

Derinlikten kaçan bir çağda

Ve ne acı…

Hira, insandan kaçıyor şimdi

Çünkü o temiz yalnızlık

Bu kirli kalabalığı kaldırmaz artık

Hira bir taş değil

Bir makam, bir iddia hiç değil

Bir duruştu, bir ahlaktı

Ve insan o duruşu terk etti

Ey hakikati sloganlara boğanlar!

Ey inancı menfaate kurban edenler!

Dağlar sizi kabul etmez

Hira sizi taşımaz

Ey insan!

Kendine dönmeden kurtuluş yok

Kalbinde bir Hira inşa etmeden

Hiçbir yol seni hakikate götürmez

Sus…

Ve ilk defa gerçekten dinle kendini

Belki o zaman

Hira yeniden seni çağırır…

İlginizi Çekebilir

Yorumlar

0/5000

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!