Hep Eylül Suçlandı
Şiir, gidenlerle kalanların ardında bıraktığı kırgınlıklar içinde, aşkın geriye yalnızlık, hüzün ve zamana sinmiş bir acı olarak kaldığını anlatır.

Gitmem deyip de gidenlerin hikâyeleriyle dolu takvim yaprakları.
Kalırım deyip de kalmayanların boşluklarıyla dolu gece yarıları.
Herkes kendine göre haklıydı,
Günahı yokken, aylardan hep Eylül suçlandı.
Kendine göre masumdu giden de kalan da.
Onun için;
Ayrılık sonbaharın sararan acılarına yazıldı.
O son renkli buse, kırık kalpler aynasında kaldı.
Ve o son aşk kelimeleri, naftalin kokulu sandıklara
Saklandı.
Tüm güzel olan duygular gözyaşıyla uğurlandı,
Sızılar kokulu mendillere sığındı.
Yürekler
“hoş geldin”diyemeden vedalara el salladı.
Sahi! Kalan neydi aşktan ?
Kalan, kalabalıkta yalnızlıktı.
Kalan, gündüzde karanlıktı.
Kalan, güneşin ayazıydı.
Kalan, acılara
“merhaba ”diyen zamandı.





