Şiirhane

Asılan Mektup

Şair, aşkın, yalnızlığın, içsel çatışmaların ve geçmişin yarattığı yaraların içinde kaybolan bir ruhun; karanlıkla umut, gitmekle kalmak ve yıkımla yeniden doğuş arasında verdiği derin mücadeleyi anlatmaktadır.
Asılan Mektup

Mor alfabemin,beyaz dişleriyle ısırıyorum
Yeşil hikâyeleri.
Bahar birdenbire gelmiyor,kar aniden bastırmıyor.
Aslında yaşam da öyle.
İnanmadan ölünmüyor.
Bir kavgayla geçip gitmez sızı.
Ey ruhumla hemhal olmak isteyen okur,
Sen,
Karanlık ile ışık arasındaki,
Uzun ince gemideki okyanus,
Ben kaşık kaşık denizi boşaltmaya çalışan şair.
-bir gece biliyorum yıldızla ay ışığı sevişmeye başlamıştı.-
-bir gece biliyorum yağmurlar şehirden biraz daha uzaklaşmıştı.-
Otel odamın duvarlarında fırça darbesiyle açılan boşluklarım,
Yıllara yenik ağaran hatıralarım,
İşte karanlık gecede sıvasız ve biraz da sarhoşuz.
Sararmış mektuptan olur mu perde?
Camın buğusuna çizdiklerim nefesime düşman bence.
İşte şarkının gün doğumu sevgilim.
Tenin çağrısı gibi,
Dinle bak!
Kağıt kesiğince çiçeğin rengi damarlarımda.
Evimin omuzlarının düşüşü,
Ansızın yanan karanfil,
Aynanın hatrına kavuştu,
Güneyden esen rüzgâr,kuzeyine.
Dilimde döndüremediğim kelimelerim,
Gitmekle kalmak arasındaki kararsızlığın ansiklopedisinde.

Ah!
Kendini zindana kapadı,
Bu tek kişilik aşk!
Kalbimi kaleme alan zaman saklamaz,
Resimlerse ,çerçevelerden kötü çığlıklarla uyanıyor.
Sen,rüyalarımın bile gerçek katiliyken,
Melekler uçuyor,zilimi çalıyor.
Ne istenmemek,ne imrenmemek,
Uyanamıyorum.
-bir gece biliyorum yağmurlar şehre yakınlaşmıştı.-
O sabah koptu,
İnce telli güneş saçlarımdan.
Hayatım kadar hayal,
İçten içe yıkılan,
Yıkıldıkça yakılan,
İntihar eşikli,taşra heyecanlı kitaplığım
-damla damla ateşin başında –
Aklı kandıran mısralardan,
Kurtarılmayı bekliyor.
Sen -çok ince bir şeylerin kırılan parçalarını adımlama-
Ben -razı olmak istiyorum artık,rüzgârların sadece kırlarda kalmasına-
Harlanma!

İlginizi Çekebilir

Yorumlar

0/5000

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!